TÜM BABALARIN BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN. *******************BU KİTAP DA MİNİK TOSBAA'NIN HEDİYESİ BABASINA....
Yemeklerin bolluğundan değil iyiliğinden, yaşamın da uzunluğundan değil güzelliğinden zevk alın -------------------------------------------------------------------Epikuros
15 Haziran 2008 Pazar
BU GÜN BABALAR GÜNÜ
TÜM BABALARIN BABALAR GÜNÜ KUTLU OLSUN. *******************BU KİTAP DA MİNİK TOSBAA'NIN HEDİYESİ BABASINA....
8 Haziran 2008 Pazar
MISIR ŞURUBU NASIL ŞİŞMANLATIR???

Mısır şurubu…Neredeyse her yerde değil mi?
Mısır nişastasından yapılan mısır şurubu renksiz ve şeffaf olup, yüksek miktarda fruktoz içerir.
Bal tadındadır.
Şeker kamışı şekerinden daha tatlıdır ve şekerleme, kek, ekmek, reçel ve çeşitli içeceklerin yapımında kullanılabilir.
Sizi şişmanlatıyor olabileceğini hiç düşündünüz mü ?
İşte bunun nedeni : Yüksek fruktozlu mısır şurubu (HFSC) birçok içeceğin şeker içeriğini karşılarken, ketçap, salata sosları ve bazı tür ekmekleri tadlandırmaya kadar birçok yiyecekte kullanılır. Bununla beraber vücutta sindirim sistemindeki açlığı kontrol eden hormonlara çelme takıp bozulmalarına neden olur.
Sonuç: Dolu ve tok bir mideye sahip olduğunuzu beyine iletmesi gereken hormonlar düzgün işlemez böylece daha fazla açlık duyarsınız. Bugünden itibaren yiyeceklerdeki besin değerleri etiketlerini daha dikkatlice okuyun ve tükettiğiniz mısır şurubu miktarını azaltarak daha sağlıklı olun.
Sindirim sisteminizdeki iki temel hormon sayesinde açlığınızı ve iştahınızı kontrol edersiniz.
Grelin hormonu midede saklanır ve iştahınızı arttırır. Mideniz boşaldığınızda grelini dışarıya salgılar ve yiyecek ihtyacı duyduğunuzu beyine iletir.
Leptin ise beyninize midenizin dolu olduğunu söyleyen hormondur. Yüksek fruktozlu mısır şurubu leptin hormonunu saklar ve beyninize tok olduğunuz mesajının iletilmemesine sebebiyet verir.
Aynı şurup konu greline gelince kesinlikle çalışmasını engellemez ve midenizde yeteri kadar yiyecek bulunsa bile beyninize devamlı aç olduğunuz mesajının iletilmesini sağlar.
Yüksek fruktozlu mısır şurubu tüketiminin yaygınlaşması, belki de yaygınlaşma olan obezite sorunun fizyolojik nedeni olabilir.

Şekerden daha ucuz olduğu için birçok yiyecek ve içecekte yüksek fruktozlu mısır şurubu kullanılmaktadır.
Birçok üretici, ürünlerindeki yağ miktarını azaltıp bunu özellikle belirtirken, arttırmakta oldukları mısır şurubu oranından bahsetmemektedir.
Bütün bunların anlamı artık yiyecek ve içeceklerdeki besin değerleri etiketlerini daha dikkatli okumanız ve yağ içermese bile şişmanlamanıza neden olacak bu şuruptan biraz kaçınmanızın size büyük yararı olacağıdır.
KAYNAK
3 Haziran 2008 Salı
DEREOTLU MEZZANELLİ
Çin'de binlerce yıldan beri bilinen 18 yy. da Marco Polo tarafından keşfedilerek Avrupa'ya getirilen makarna İtalyan mutfağının başlıca özelliğini teşkil eder. Bilhassa Napoli'liler bunu kendi milli yemeği olarak kabul etmişlerdir.
Makarna sert buğday unu, nişasta, yumurta ve gerektiğinde tereyağı, ıtırlı bitkiler, renklendiriciler gibi katkı maddeleri ile hazırlanır.
Makarna ince hamur mânasına gelen İtalyanca Maccheroni’ den alır.
İtalyanlarda çok sayıda makarna çeşidi vardır. Bunlardan bazılarını belki lâzım olur diye yazalım. Makarnalar : Acini di pepe, Bucatini, Cannelloni, Cavatelli, Ditali, Ditalini, Farfalle, Fusilli, Fettuccini, Maccaroni, Mafalde, Margherite, Mastaccioli, Mastaccioli rigate, Mezzani, Occhi di lupo, Perciatelli, Rigatoni, Spaghetti, Spaghettini, Spiedini, Tripolini, Tufo, Tufoli rigate, Ziti. Erişteler : Fettuccelle, Fettıcini, Gnocchi, Lasagne, Tagliatelle.
Makarnaların fotoğraflarını görmek için buraya tıklayın...
İtalya'da olduğu kadar tüketilmese de ,Türkiye'nin makarna çeşidi az değildir. Adını biçimlerinden alan Çubuk, Düdük, Yüksük, Fiyonk, Kelebek, Burgu, Mantı, Bukle, Dirsek, Bülbül yuvası, Boncuk, İnce kesme, Kalem, Fırın makarna gibi türleri vardır.
Ayrıca son zamanların modası olan yabancı kelime kullanma makarnalara da sirayet etmiş market raflarında Rigatoni, Lumachine Rigate, Papardelle,Spagetti, Mezzanelli, Lazanya gibi isimler boy göstermeye başlamıştır.
Makarna sınıfına giren şehriye çeşitleri : Arpa, Oyma, Tel, Yıldız şehriye ve en eski Türk makarnası olan Erişteyi sayabiliriz.
Makarna pişirmenin önemli noktaları :
1- Oldukça büyük bir kap seçmeli ve pişirilecek makarnaya göre tanelerin suyun içinde serbest olup birbirine yapışmamasını sağlayacak kadar bol kaynar su olması gerekir. Pratikte
2- Tencerenin içindeki su kaynamaya başlarken içine 2 çorba kaşığı tuz ve 2 çorba kaşığı zeytinyağı ilâve etmeli. Tuz koymanın sebebi suyun kaynama şiddetini arttırmaktır. Yağ ise kayganlaşan makarnaların kolayca dökülüp sosla karışmasını kolaylaştırır.
3- Kaynayan suya makarnaların hepsini birden atmak lâzımdır. Burada dikkat edilecek husus bilhassa spagetti pişirirken makarnaların kırılmamasını sağlamaktır.
Şayet kullanılan tencere yeteri kadar derin değilse spagettileri tahta bir kaşıkla yavaş yavaş suya daldırmak lâzımdır.
4- Makarnalar pişerken tahta bir kaşıkla sık sık karıştırmak gerekir.
5- Hiçbir zaman makarnalar lüzumundan fazla pişirilmemelidir. Meselâ spagetti 6-8 dakika, ev makarnaları 4 dakika, lazanyalar 12-15 dakika arasında pişirilir.
6- Makarna piştikten sonra hemen bir süzgeçten geçirilmelidir. Bu arada şuna da dikkat edilmelidir : Süzgeci son damla su akana kadar kuvvetlice sallamak gerekir. Eğer sulu kalırsa makarna pişmeye devam eder ve yumuşak unlu bir tadı olur. Bazılarının ileri sürdüğü gibi pişen makarnalar soğuk sudan geçirilmez, zira soğuk makarna sıcak sosla iyice birleşmez.
7- En son olarak da makarna iyice süzüldükten sonra dumanı tütercesine yanında ya da üstünde sosu olduğu halde servise sunulmalıdır.
MAKARNALARIN YAPI TAŞLARI VE KALORİ MİKTARLARI:
Karbonhidrat=67
Yağ=5
Kalori=390
Yukarıdaki makarna Pastavilla Mezzanelli ile yapıldı... Gelelim makarnamızın tarifine:
MALZEMELER:
3 lt. Su
1 yemek kaşığı Tuz
1 yemek kaşığı Zeytinyağı
1 su bardağı süt
1 yemek kaşığı un
½ çay bardağı Zeytinyağı
1-2 çay kaşığı Tuz
1-2 çay kaşığı Karabiber
Beyaz peynir
Dereotu
YAPILIŞI
Büyük bir tencereye su konur.
Kaynamaya başlayınca bir yemek kaşığı tuz ve yağ ilâve edilir.
İçine makarna konarak çok yumuşak olmayacak şekilde pişirilir,hemen süzülür.
Soğuk su ile soğutulur.
Un, yağ ile kavrulur ve süt eklenir.
Çırpma teli ile karıştırılır
Tuz,karabiber eklenir.
Dereotu ince ince kıyılır ve peynir ile karıştırılır.
Pişen uzun makarnalar boyuna uygun uzun bir kalıp içine bir sıra dizilir.
Üzerine beşemal sos dökülüp tekrar bir sıra makarna dizilir.
Orta kısma gelince peynirli harç konur ve aynı şekilde işlem sürdürülür.
200 derece fırında üzeri kızarana kadar pişirilir.
Ilınınca kalıp ters çevrilir ve dilimleyerek servis yapılır.
Afiyet olsun.
2 Haziran 2008 Pazartesi
KİLO VERMENİN 50 DEĞİŞİK YOLU

KAYNAK
Restoranların cazibesine kapılmayın. Hatta menüyü açmayın bile. Neyi sipariş edip etmemeniz gerektiğini nasılsa çok iyi biliyorsunuz.
İşte size 3-4 kilo vermenin 50 değişik yolu. Beğendiğiniz birini deneyin. Eğer biri işe yaramazsa, bir diğerine geçin. İpuçlarından birini bir ay boyunca düzenli olarak uygulan bakalım, kaç kilo vereceksiniz?
1- Tamamen unutun
Sık yediğiniz, yağ oranı yüksek bir yiyeceği seçin ve onu 40 gün için tamamen unutun. Bu süre sonunda o yiyeceğin tadı ağzınızdan silinecektir.
2- Yiyeceklerinizin miktarını azaltın
Her zaman yediğiniz miktarı indirin. Hala istediğiniz şeyi yiyor olacaksınız. Büyük bir ihtimalle kendinizi aç hissetmeyeceksiniz ve her gün esaslı bir şekilde kalori tasarrufu ettiğinizi göreceksiniz.
3- Aynı tadı verenler arasında her zaman daha düşük kalorilisini seçin
Örnek: Portakal suyu (l fincan 110 kalori) yerine domates suyu (l fincan 45 kalori) için. Yarım bardak vişne suyunu yarım bardak soda ile karıştırdığınızda kalorisi yüzde 50 düşer.
4- Ölçüyü kaçırmayın
Dışarıda yemek yediğiniz zaman, bir antre ve ufak bir salata yiyin.
5- Yağ defterini kapatın
Restoranların cazibesine kapılmayın. Hatta menüyü açmayın bile. Neyi sipariş edip etmemeniz gerektiğini nasılsa çok iyi biliyorsunuz.
6- Atıştırmayı bırakın
Arabanın içinda atıştırıyor musunuz? Telefonla konuşurken bir şeyler yiyor musunuz? Vazgeçin...
7- İçtiğiniz süte dikkat edin
Eğer her gün süt içme huyunuz varsa, perhiz yapanlar için piyasadaki yağsız sütleri tercih edin. Her gün l fincan yağlı süt yerine, içeceğiniz l fincan yağsız süt, haftada 32 gr yağ almayı engeller.
8- Ev yemeklerine “dur” deyin
Gelecek bir ay için annenizin, ya da akrabalarınızın davetlerini kabul etmeyin.
9- Buzdolabınıza baskın yapın
Bu baskın her zamanki gibi, birşeyler atıştırmak için olmasın. Buzdolabının kıyısında kösesinde kalmış bol kalorili yiyecekleri atın.Mutfak dolabınızdaki yağlı cipsleri, mısır gevreklerini ve kuru yemişleri atın. Mutfağınızda sizin için kötü olan bütün yiyecekleri, önümüzdeki 30 gün için, belki de ebediyyen yasaklayın.
10- Haftasonlarını özelleştirin
Ağır yemekleri ve yağlı brunchları ortadan kaldırın, iki dilim ekmek kızartın, bunun üzerine taze çilek veya mango koyun. Beyaz şarap veya az alkollü bira için. Pazar öğleden sonraları dondurulmuş yoğurt yiyin.
11- Sinema menünüzün şeklini değiştirin
Gelecek ay sinemaya giderken yiyeceğinizi yanınızda götürün. Bu bir muz olabilir, ya da evden götüreceğiniz sağlıklı yarım sandviç.
12- Daha çok su ve soda
Alkolün yerine su ve soda içmeye özen gösterin. Vücudunuzdaki yağ parçacıklarının kaybolduğunu göreceksiniz. ‘Hızlı ve hareketli olun’ Gündelik ve iş yaşamınızda hareketli ve hızlı olmaya çalışın ki, bol bol kalori yakın. Boş vakitlerinizde yürüyüşe çıkın.
13- Vücudunuzu lifle doldurun
Aç kalmaktan kaçının. Çok lifli besinler midenize dolgunluk hissi verir. Böylece mideniz kazınmayacak ve açlık hissetmeyeceksiniz.
14-Yağa “dur” deyin
Vermeyi amaçladığınız kilonun yanında günde almanız gereken maksimum yağ miktarı, aldığınız günlük kalorinin yüzde 25’ini oluşturur. Bu miktarı daha aşağı düşürmeyin. Yağ enerji verir. A,B,E,K vitaminleri vücut için yararlı fonksiyonlara sahiptir.
15- Diyet yiyeceklere sadık kalın
Birkaç kilo verince hemen rahatlamayın, ihtiyacınız olan besinleri bol miktarda depolayın, meyve ve sebzeler, sebze çorbaları, kuskus, bulgur, ayıklanmamış pirinç gibi...
16- Çikolata yeme isteğinizi bastırın
Eğer adet öncesi dönemdeyseniz, çikolata yeme isteğinizi kesinlikle engelleyemiyorsanız, küçük mini barlardan alın veya şekersiz, sıcak kakao, yağsız puding kullanın.
17- İşkolik olun
Gelecek ay şirketin yemekhanesine girmeme kararı alın. Kahve ve çay içmek için ya da kendi getirdiğiniz sandviçi yemenin dışında... Şirketteki doğumgünü ve partilerde şerefe kaldırdığınız kadehin içinde soda olsun.
18- Kremayı kesin
Bir sinema yıldızı, içinde krema kelimesi olan hiç birşeyi yemediğini söylüyor. Kremalı pasta, kremalı çorba gibi. Çünkü o, krema demenin yağ demek olduğunu biliyor. Bunun tek istisnası, yağsız krem peynir demektir.
19- Kalorileri azaltın
Kalorileri azaltmayı bir oyun haline getirin. Bugün yediklerinizin kalori miktarını hesaplayın, yarın bundan 50 kalori düşün. Öbür gün bir 50 kalori daha düşün. Günde 1200 kalorinin altına düşmemeye dikkat edin.
20- Kahvaltı edin
Hiçbir zaman kahvaltıları atlamayın. Yağsız yoğurdun içine muzu dilimleyin. Pişmiş yulafın içine kuru üzüm koyup yemeyi deneyin.
21- Bütün dikkatinizi yiyeceğinizde toplayın
Kilosundan yakınan insanlar, genelde yemek yerken televizyon seyreden, ya da konuşan kimselerdir. Sofrada insanlarla konuşmak dışında yemek yerken bütün işlerden vazgeçin.
22- Sebzeye düşkün olanlar
Sağlığınız için günde en az 5 çeşit sebze ve meyve yemeniz gerekir. Bunu gerçekten deneyin. Şişkinlik hissetmeden nasıl tok durduğunuza şaşıracaksınız. Böylece doygunluk hissi veren yağsız, bol lifli bu yiyecekler, yememeniz gerekenlere midenizde çok az yer bırakır.
23- Fast Food’a dikkat edin
Fast Food, diyetiniz için iyi bir seçim değildir. Fakat bazen Wendy’s veya Mc Donald’s ziyaret etmek zorunda kalırsanız, sade hamburger ve diyet içecekleri tercih edin.
24- Vücudunuzu çalıştırın
Sizi daha aktif olmaya zorlayacak bir part-time iş edinin, yada gönüllü yapacağınız bir iş bulun. Yaşlı komşunun köpeğini gezdirin.
25- Süratinizi arıtırın
Yaptığınız iş ne olursa olsun, bunu daha fazla kalori yakacağınız bir seviyeye getirin. Bir hafta içinde birçok kez yürüyüş yapıyorsanız, haftada bir yapın ama yürümek yerine koşun. Akşam yemeğini bir tabureye oturarak mı hazırlıyorsunuz? Ayağa kalkın. Etrafı toparlarken müzik setinde çalan parçanın eşliğinde dans ederek hareket edin. ‘Lifli yiyecek yiyin!’ Fast food beslenmeyi bırakın. Öğünleri sıklaştırın ve sizi tok tutacak lifli gıdalarla beslenmeye çalışın. Öğünlerinizde meyve ve sebze ağırlıkta olsun.
26- Ufak bir çocuğu veya köpeği ödünç alın
Çocuğunuz veya köpeğiniz yoksa, bir ay için cumartesi ve pazar günleri bir yakınınızın küçük çocuğuna bakın, ya da arkadaşınızın köpeğini yürüyüşe çıkarmayı üstlenin. Herkes sizin ne kadar yardımsever olduğunuzu düşünürken, siz bol bol enerji harcayacaksınız.
27- Spor yapın
Öğle yemeği randevularınızı spor salonunun randevuları ile değiştirin. Sağlıklı, ufak bir öğle yemeğinden sonra spor ayakkabılarınızı giyin, arkadaşınızla buluşun ve bir yerlere gidin. Hızlı bir yürüyüşe çıkın veya mevsimine göre yüzmeye yada bir aerobik sınıfına katılın.
28- Zoru deneyin
Hiç denemediğiniz fakat istediğiniz ama gözünüzü korkutan bir spor var mı? Dağcılık, buz pateni, ralli size korku mu veriyor? Eğer fiziksel olarak bunları yapmaya uygunsanız hemen bunlarla ilgili bir sınıfa yazılın. Bu, belki de hayatınız boyunca vazgeçemeyeceğiniz bir uğraş olacak ve kilolarınız tahmininizden çok önce kaybolup gidecek.
29- Günde bir saatinizi kendinize ayırın
İşyerinde çok kötü bir gün geçirdiyseniz, arkadaşlarınız ile oturup sohbet etmek güzel. Fakat sohbet ederken biraları bitirip, fıstık kesesini parlatmayın. Yorucu bir günün sonunda bisikletle dolaşmayı deneyin, ne kadar dinlendiğinizi göreceksiniz.
30- Dans edin
Sadece Cuma geceleri dans etmek yerine bir hafta boyunca, gün aşırı dans edeceğiniz yerlere gidin veya sevgilinizi, eşinizi bir dans kursuna yazılması için ikna edebilirseniz, kilolarınızı kaybederken aşk hayatınıza yeni bir heyecan da katmış olursunuz.
31- Etrafı toplayın
Halının üzerine yayılmış gazeteleriniz milattan önceye mi ait? Camları en son ne zaman sildiğinizi hatırlayabiliyor musunuz? Biraz iş yapmak kimseye zarar vermez. Ayrıca, kilolarınızı daha çabuk vermenizi sağlar.
32- Tekrar çocuk olun
Çocukluğunuzda en çok sevdiğiniz oyunları düşünün. Paten kaymak mı? Hulo-Hope mu, yoksa ip atlamak mı? Bunları tekrar denemeyi düşünün.
33- Asansöre binmeyin
Önünüze gelen her merdiveni egzersiz yapacağınız bir fırsat olarak düşünün, istediğiniz kiloya gelinceye kadar asansöre binmeyi aklınıza bile getirmeyin.
34- Kaslarınızı geliştirin
Eğer vücudunuzu geliştirmediyseniz, hemen çalışmaya başlayın. 2-
35- Bir sağlık köyüne gidin
Bir sağlık köyüne gitmek hem zihin, hem beden çok iyi bir deneyim olur. Pek çok egzersiz yapacak, düşük yağlı yiyecekler yiyecek ve bol bol şımartılacaksınız. Başlangıçta ne kadar kilolu olursanız olun, bir hafta sonunda bunların büyük kısmını kaybetmiş olacaksınız.
36- Yavaş yemek yiyin
Fazla kilolular, hızlı yemek yiyenlerdir. Arkadaşlarınızla veya ailenizle ne zaman yemek yerseniz yiyin, yemeği en son bitiren kişi siz olun.
37- Sıkı gelen giysilerinizi deneyin
Her sabah kalktığınızda ilk işiniz üzerinize dar gelen pantolon veya şortları denemek olsun. Bu yiyeceğinize dikkat etmekte, sizi gün boyu motive edecektir.
38- Hayallerinizi kutulayın
İstediğiniz kiloya indiğinizde yapmayı planladığınız herşeyi hatırlatacak bütün fotoğrafları, reklamları, yazıları kesip bir kutunun içine koyun. Birşeyler atıştırmak istediğinizde ya da jimnastik yapmaya hevesli olmadığınızda kutuyu açıp bakın.
39- Yatak odası atıştırmalarından uzak durun
Eğer sizde pek çoğunuz gibi yatak odası dahil, evin her tarafında atıştırıyorsanız, bunu bir kere daha düşünün. Ne kadar çok yerde yemek yemek için kendinize izin veriyorsanız, o kadar çok yemek yiyorsunuz demektir. Bir süre için yemek saatlerinde, yemek odası dışında diğer yerlerde yemek yemeyi kendinize yasaklayın. ‘Abur cuburu bırakın’ Eğer zayıflamaya kararlı iseniz, kesinlikle abur cuburdan uzak durmalısınız. Evde canınız sıkıldığında şekerleme yapın, ama sakın abur cubura el atmayın.
40- Kendinizi ödüllendirin
En çok sahip olmak istediğiniz 5 eşyanın listesini yapın. Her l kilo verdiğinizde ve bunu bir hafta koruduğunuzda,kendinize listedeki bir şeyi satın alın.
41- Diyetle ilgili konuşmayı yasaklayın
Bir şeyi ne kadar çok konuşursanız, bu hayatınızı o kadar etkiler. Başka insanlarla diyetiniz ve beslenme tarzınızla ilgili konuşmaları kendinize yasaklayın. Eğer sözü açılırsa nazikçe konuşmak istemediğinizi belirtin. Kilolarınızı sessizce ve kendinize özel verin.
42- Beraber diyet yapabileceğiniz bir arkadaş bulun
Her sabah birbirinize telefon açıp o gün yemek listenizde ne yemek olduğunu anlatın. Ayrıca canınız yasak olan bir şeyi çektiğinde telefonla konuşursanız bu istekten vazgeçebilir, birbirinize yardımcı olabilirsiniz.
43- Tasarruf yapın
Gerçekten ihtiyacınız olmayan bir şeyi ne zaman yemek isterseniz, ona vereceğiniz parayı bir kavanozun içine atın. Birkaç hafta sonra paraların çokluğu size ne kadar çok şey yemediğinizi hatırlatacak ve bu para ile kendinize bir hediye alabileceksiniz.
44-Sofra yerine sevgilinizin yanına gidin
Sevgiliniz kanepeye uzanmış gazete okuyor. Buzdolabında bir kutu dondurma!.. Bu ikisi arasında sevgilinizi seçtiğinizde, kalçalarınız ve sevgiliniz bu seçimden mutlu olacaktır.
45- Kendinize hoş şeyler söyleyin
Doğru bir şey yaptığınızda, mesela bir kilo verdiğinizde veya başkasının tabağında kalan pirzolaları görmezden geldiğinizde, kendinize hoş birşeyler söyleyin ve kendinizi övün.
46- Flört edin
Tutku, kiloları eritir. İkiniz korkmadan restoranlara gitmeye başlayabilirsiniz. Çünkü, aşıkken kim yiyecekleri düşünebilir ki?
47- Kilo vermek için bir mazeret bulun
Genelde insanlar düğünlerden, mezuniyet törenlerinden, özel davetlerden önce kilo vermeye çalışırlar, îyi bir bahane. Sizde önünüzde düğün yada başka bir tören yoksa, bir bahane yaratın. Örneğin, gelecek ay şirket genelinde bir toplantı varsa, bu toplantıda çalıştığınız bölümü tanıtacak bir rapor sunmayı teklif edin. Yalnızca kilo vermekle kalmayıp, şirketteki kariyerinizide sağlamlaştıracaksınız.
48- Abur cubur yemeyin
Verilecek 2-3 kilo bir yanda, kilolarınıza kilo katacak abur cuburlar diğer yanda ve siz bugüne kadar hiç aç kalmasanız da bunlardan bir türlü uzak kalamadınız. Bütün gün yapacaklarınızı planlayın. Sinemaya gidin, yürüyün, kendinizi bir romanın içine gömün ve şekerleme yapın. Ne yaparsanız yapın, yeter ki buzdolabından uzak durun. ‘Asansörü kullanmayın’ Gerek iş yerinde gerekse evinizde asansörü kullanmazsanız, kendiniz ve sağlığınız için büyük bir iyilik yapmış olursunuz.
49- Kendinize karşı katı olun
Gerçekten ” bir kereden hiçbirşey olmaz” mı? Belki de bunun için kaybetmeye çalıştığınız 2-3 kilo var. Canınız dondurma çektiğinde veya canınız spor yapmak istemediğinde “hayır” demesini bilin... Kendinizi biraz zorlamanız, kilolarınızın kaybolmasını çabuklaştıracaktır.
50- Mayonuzu giyin
Yılın hangi mevsimi olursa olsun, bir boy aynasının karşısına geçin, mayonuzu giyin. Bu daha fazla egzersiz yapmanız ve diyetinize sadık kalmanız için yeterlidir.
1 Haziran 2008 Pazar
BİO GILNIŞ
Eminim benim gibi çerkez olanlar da şaşıracaktır. Çerkez yemekleri yapan yerler ve çerkez olmayıp da bu yemeği layıkıyla yapanlar tamam da fabrikasyon gılnış beni çok şaşırttı...
Yanına da haşlanmış tavuk veya dana eti ni koyunca işte size kolay gılnış.
Neden bio-gılnış diye soracak olursanız işte cevabı:
Üzerinde yazdığına göre organik buğdayla üretilmiş bir ürün. Yani ekolojik, biyolojik ve organik tarımla üretilmiş...
Organik bile olsa bu gıda için benim tercihim ellerimizle yapılmış olanı tabi ki...
27 Mayıs 2008 Salı
EL YAPIMI ÇİLEK REÇELİ
Çilek zamanı geçmeden çilek reçeli yapmamak olmaz tabi ki...
Hafta sonu semt pazarından aldığım yerli çilekler mis gibi kokuyorlar.
Ben hem çilek reçeli yaptım hem de çilek sosu.
Bu gün reçel sunumumuz var sos ise başka bir zaman başka bir eşlikçi ile....
Bir hafta sonu kahvaltısına beklerim "hand made" yani el yapımı reçellerimi zeytinli ekmek ve tereyağ eşliğinde tatmak için.
Bu arada Afyon'da olsaydık masada tereyağın yerini kaymak çoktan almış olurdu tabiki :))
YAPILIŞI:
500 gr çilek için 250 gr tozşeker ekledim.
Şekeri çileğin üzerine döküp bir gece beklettim.
Şeker eriyince bir tencerede kaynattım.
İstediğim kıvama gelince 1-2 çay kaşığı limon suyu ekledim.
Bir taşım daha kaynatıp biraz soğuyunca kavanozlara doldurdum.
Afiyet olsun.
İşte aşağıdaki tarif de zeytinli ekmek tarifi ::
ZEYTİNLİ EKMEK
300 ml su
1 yemek kaşığı tozşeker
1 yemek kaşığı zeytinyağ
1 tatlı kaşığı tuz
500 gr kepekli un
2 tatlı kaşığı İnstant kuru maya
10 adet küçük doğranmış zeytin
1 tatlı kaşığı kuru nane
YAPILIŞI:
Ekmek makinesinin kabına sırasıyla malzemeleri yerleştirin
Makinede mayalama programını seçin yada hamuru bir kap içinde karıştırıp 45 dakika mayalanmasını sağlayın.
Mayalanan hamura istediğiniz şekli verip fırın tepsisine dizin.
200 dereceye ısınmış fırında 30- 40 dakika üzerleri kızarana kadar pişirin.
Ya da benim gibi ekmek makinenizde tam ekmek(750 gr) pişirme modunu seçin.
Makineniz hem yoğursun, hem mayalasın, hem de pişirsin
Afiyet olsun.
16 Mayıs 2008 Cuma
KIŞ HAZIRLIKLARI -1
Bahar ayları gelmeye başlayınca kışlıklar için de hazırlıklar başlar.
Mayıs ayında da yapabileceğiniz hazırlıklar içinde ilki kışlık yaprak hazırlamak.
Pazardan yapraklarınızı taze taze alın.
Yada bir asma ağacından ellerinizle toplayın.
Parçalanmış ve çok sert olanları ayıklayın.
Üst üste gelecek şekilde dizin.
Sıcak suda çok az haşlayıp kavanozlara doldurun.
Üzerine tuzlu su dökerek güneş görmeyen serin bir yere kaldırın.
Kışın da,saracağınız dolmaları afiyetle yiyin...
10 Mayıs 2008 Cumartesi
ANNELER GÜNÜ
Anneme bu yıl "Anneler Günü'nde" ne almalıyım diye düşünmek yerine doğru mutfağa koşun.
Yapın kakaolu ve sulu muffinlerinizi,koyun şık bir kutuya,seni düşündüm,senin için yaptım deyin ve kucaklayın annenizi...
İnanın bu yumuşacık muffinlerden bir ısırık aldığında , onun o yumuşacık kalbinden dökülen kelimeler, ayağınızı yerden kesecek.
Mutfağa girdiniz ama dolapta ne süt ne de yoğurt var. Muffin falan yapamam demeyin.İşte size suyla yapabileceğiniz bir tarif... Süt tozunuz varsa kolları sıvayın. İşte tarif...
Tüm annelerin ve anne adaylarının Anneler Günü kutlu olsun.
2007 çerkezkızı ve anneler günü için buraya tıklayınız
SULU MUFFİN
MALZEMELER:
2 yumurta
250 gr tozşeker
200 ml zeytinyağ
200 ml su
3 yemek kaşığı süttozu
500 gr un
1 paket kabartma tozu
1 paket vanilya
2 yemek kaşığı kakao
YAPILIŞI:
Bir kap içinde önce yumurta ve şekeri karıştırın
Sonra diğer malzemeleri yukarıdaki sırayla ekleyin.
Karıştırmaya devam edin.
Koyu ama akışkan olan hamuru muffin kaplarına paylaştırın.
150 dereceye ısınmış fırında yaklaşık 45 dakika pişirin.
Bir bıçak batırarak içinin piştiğinden emin olun .
Soğuyunca kalıplardan çıkarıp servis yapın.
Afiyet olsun.
Muffinleri krema veya kremşanti ile süsleyebilirsiniz.
Yanında da, tam da mevsimi gelmişken, birazcık çilek götürmeyi ihmal etmeyin.
9 Mayıs 2008 Cuma
PATATESLİ GARNİTÜR
Artık benim için yemeği yapıp fotoğrafını çekmek hiç kolay değil.
Bizim “zeytin” tadına bakmak için sabredemiyor ve bakıyor.
Tabi ki elleri de objektife takılıyor.
Sanki tadı daha bi güzel oluyor. Ne dersiniz!!
Önce patatesleri haşlayın,soyun,iri iri doğrayın.
Bir tavada, soyulup yıkanmış ve doğranmış mantarları, zeytinyağı ile soteleyin.
Üzerine yeşil biberleri ince ince doğrayıp ekleyin.
Taze soğanları da doğrayıp biberler pişince ekleyin.
Patatesleri katıp tuz,karabiber ve sumak serpin.
Tavayı sallayarak karıştırın.
Tadların birbirine karıştığına emin olunca altını kapatın.
Garnitürünüz hazır.
Et,tavuk ve balık yanında sunabilirsiniz.
Afiyet olsun.
6 Mayıs 2008 Salı
KELEBEK ETKİSİ
Uzun bir aradan sonra yeniden merhaba;
Yeni,yeniden,yenilik, yenilenme … v.b. kelimelerle başlamak istedim.
Çünkü baharın gelişi ile yeni bir şeyler yapmaya,yenilenmeye çalışıyorum.
Sağlıklı yaşam ve sağlıklı bir hayat istiyorum.
Oğluma da örnek olmak istiyorum.
O daha 2.5 yaşında ama ağaç yaşken eğilir değil mi?
O büyüdükçe onu bekleyen yaşamın zorluklarını da daha fazla görmeye başladım.
Bir şeyleri yap demek ,ona öğütler vererek doğruları öğretmek bu günün şartlarında doğan ve büyüyen bu afacanlar için geçerli bir yol değil.
Sadece ve sadece kendi yaşamlarımızla onlara örnek olabiliriz ve sadece örnek olarak onlara doğruları öğretebiliriz.
Onlara doğru beslenmeyi ancak kendimiz doğru beslenirsek öğretebiliriz. Kendimiz su tüketmiyorsak ona bunun gerekliliğini öğretemez, spor yapmıyorsak ona spor yap diyemeyiz öyle değil mi??
Tasarruflu değilsek ona tasarrufu öğretemeyeceğimiz gibi , anne babamızı,akrabalarımızı,arkadaşlarımızı,yaşlılarımızı….kısacası insanları önemsemiyor, değer vermiyorsak ona bizi önemsemesini ve insana değer vermesini öğretemeyiz…
** James Gleick'in Tübitak yayınlarından çıkan kitabı "Kaos"ta çağdaş fiziğin kavramlarından "Kelebek etkisi" şöyle tanımlanıyor: "Bugün Pekin'de kanatlarını çırpan bir kelebeğin havada oluşturduğu dalgalar gelecek ay New York'ta fırtına sistemlerine dönüşebilir."Aynı yayınevinin "Rastlantı ve Kaos" adlı kitabı ise Edward Lorenz'in "kelebek etkisi" kavramını "Bir kelebeğin kanat çırpmaları bile belli bir süre sonra atmosferin durumunu tümüyle değiştirebilir" diye açıklıyor. Kaynak
Sevgiyle ve sağlıkla kalın...