Yemeklerin bolluğundan değil iyiliğinden, yaşamın da uzunluğundan değil güzelliğinden zevk alın -------------------------------------------------------------------Epikuros
1 Temmuz 2008 Salı
YUMURTA SIVI MI KATI MI ??
HAŞLANMIŞ YUMURTA NEDEN KATIDIR ? ?
Su kaynadığı zaman buharlaşır ve gaza dönüşür.
Çiğ yumurta da sıvıdır ama kaynatınca katılaşır.
Neden ??
Yumurta su,protein ve yağlardan oluşur. Çiğ yumurta sıvı haldedir çünkü su proteinler arasında serbestçe dolaşabilmektedir.
Bir yumurta ısıtıldığında içindeki tüm moleküller titreşmeye başlar. Yün yumağı şeklindeki proteinler çözülür,şekilleri değişir ve birbirine dolaşmaya başlarlar. Su ise oluşan bu ağın arasında kalır, serbestçe dolaşamadığı için yumurta katılaşmış olur.
Çılbır yaparken konan sirke , yumurtanın yüzeyindeki proteinlerin özelliklerinin değişmesine yol açar . Böylece yumurtalar pişmeden önce sıcak suda dağılmazlar.
Katı yumurta yaparken , kabuğun çatlayınca akının sızmasını önlemek için suya tuz atabilirsiniz. Tuz , sızan proteinlerin özelliğini sıcak sudan daha önce değiştirecek ve kabuktaki çatlak kapanacaktır.
30 Haziran 2008 Pazartesi
KIŞ HAZIRLIKLARI : KAYISI REÇELİ
Bir başka kış hazırlığım ise reçel yapmak. Haziran ayında bolca bulabileceğiniz kayısıyı , reçel veya marmelat olarak değerlendirebileceğiniz gibi yazın kurutup kışın hoşaf yapabilirsiniz...
Bu yıl ki kayısılarımız abimin bahçesinden toplandı. Yani doğal ortamından ellerimizle toplayıp yine kendi ellerimizle yaptık reçelimizi...
Bu reçelin tadına doyamayacaksınız; neden mi??
Portakal kabuğu rendesi katacaksınız içine de ondan. Elinizin altında varsa mutlaka deneyin...
Aşağıdaki bilgileri de yosunbukaylagüzelşeyler'in sayfasında okudum ve sizlerle de paylaşmak istedim.
1-reçel yapımında kalın tabanlı çelik tencere önerilir.amaç yüksek ateşte reçelin dibinin tutmamasını sağlamaktır
2-kevgir ise oluşan köpükleri almak içindir.alınmadığı takdirde reçelin tadı bozulur
pişirme sırasında tahta kaşık kullanılır.
3-şeker miktarına gelince genel kural net meyve miktarı ile net şeker miktarının birbirine eşit olması.yalnız bunun genelleme olduğunu hatırlatalım çünkü meyveler sulu ise şeker miktarı artırılır, susuz ise azaltılır
elma ayva armut gibi pektin dediğimiz ve bu meyvelerin özellikle çekirdeklerinde bulunan koyulaştırıcı maddenin varlığı halinde şeker miktarı hafif düşürülür.
4-meyve-şeker karışımı bir tencereye alınır harlı ateşte sonra orta ateşte ara ara karıştırılarak pişirilir.
bazen de önce şurup ön kaynatma yapılıp sonra meyveler atılır.ev yapımı reçellerde meyve şeker su(gerekiyorsa) yeterlidir.
5-profesyonel reçel yapımcıları ise glikoz,pektin gibi katkı maddeleri ekler.
saf şeker olan glikoz ,reçelin çabuk soğumasını ve de içindeki meyvelerin diri ,
renginin ise daha parlak olmasını sağlar.
genellikle
6-dayanıklılığını artırmak için de şaşmaz bir biçimde limontuzu ve asit tartarike kullanırlar.
ev yapımı reçellerde ise 1kg reçele 2-
bu gerçekten de reçelin ömrünü uzatır.
7-pektini ise pişme süresini kısaltmak ve meyveleri biraz daha doğal renkleriyle saklayabilmek ve de ekstra kıvam sağlayabilmek için yapım aşamasında eklerler.ev yapımı reçellerde ise buna gerek yoktur.
8- meyvelerin pişme sırasında dağılmaması ve çok parlak bir görünüm alması için bazı reçellerin yapımı sırasında kireç kaymağı kullanılır
ağırlık olarak 1 ölçü sönmemiş kirece 4 ölçü su konarak kireç söndürülür. Karıştırarak eritilir tamamen.5- 6 saat sonra kabın üzerinde berrak bir su oluşur.işte bu suyun adı kireç kaymağıdır.
kireç kaymağı başka bir kaba alınır.dipte kalan kireç varsa kapta gene sulandırılır kireç bitene kadar işlem tekrar edilir.kireç kaymakları kullanılmak üzere bir kenara kaldırılır.
kireç kaymağına yatırılacak meyveler bir kaba konur üzerini örtecek kadar kireç kaymağı eklenir.yaklaşık 5 saat bu suda bekletilirler.sonra alınarak en az 4-5 kere bol suyla yıkanıp süzdürülürler.
kireç kaymağında bekletilerek reçeli yapılanlar: çilek,kayısı,kabak,domates,patlıcan ve karpuz kabuğudur.
9-reçel pişerken kavanozlar da bir kenarda hazır tutulmalıdır.kavanozlar sterilize edilmiş olmalıdır. kaynar suda bekletilmeli temiz bir havlu üzerine ters çevrilmelidir.reçel konacak kavanozlar asla silinmez.kendi kendilerine kurumaya bırakılır.
reçel çok sıcak kavanoza boşaltılırsa taneler çöker.bir müddet beklenip öyle kavanoza alınmalı.
10-reçel kavanoza ağzına kadar doldurulur.böylece kapakla arasında hava kalmayacağı için oksidasyon önlemiş olur.bunu desteklemek için reçel veya marmelatın üstüne bir yağlı kağıt konmalı sonra kapak sıkıca kapatılmalıdır.
Gelelim bizim reçelin tarifine :
PORTAKAL AROMALI KAYISI REÇELİ
MALZEMELER:
1 kg kayısı
750 gr tozşeker
1 lt su
1 yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi
1 tatlı kaşığı limon suyu
YAPILIŞI:
Su ve şekeri karıştırıp koyulaşana kadar kaynatın.
Kayısıların çekirdeklerini çıkarıp 4'e bölün.Suya test yaparak kıvamını ayarlayın(Su dolu bir bardak içine kontrol edilecek reçelden bir damla damlatılır.
Eğer damla dağılmadan bardağın tabanına kadar inerse reçel kıvamını bulmuştur.)
Kıvamına gelince kayısıları ekleyin ve kaynatmaya devam edin.
Portakal kabuğu rendesini katın.
Yine istenen kıvama gelince limon suyunu ekleyip ateşten indirin.
Kavanozlara paylaştırıp ağızlarını kapatın.
Kavanozları ters çevirip soğumaya bırakın.
Güneş almayan serin bir yerde muhafaza edin.
Afiyet olsun.
26 Haziran 2008 Perşembe
KÜÇÜK BİSKÜVİ PASTACIKLAR
HAŞHAŞLI BİSKÜVİ
MALZEMELER:
1 su bardağı pudra şekeri
1 yemek kaşığı tereyağ
3 yemek kaşığı zeytinyağ
1 yumurta
3 yemek kaşığı kakao
1+1/2 su bardağı un
1 çay kaşığı kabartma tozu
ÜZERİ İÇİN:
2-3 yemek kaşığı beyaz haşhaş tohumu
YAPILIŞI:
Şeker ,yağ ve yumurtayı iyice karıştırın.
Kakao ,un ve kabartma tozunu ekleyip yoğurmaya devam edin.
Tüm malzemeler birbirine karışınca buzdolabında yarım saat bekletin.
Hamuru 0.5
Önce bi yüzünü haşhaşa batırın.
Yağlı kağıt serili tepsiye dizin.
Sonra elinizle hafifçe bastırarak haşhaşları sabitleyin.
200 dereceye ısınmış fırında 10 dakika pişirip çıkarın.
Soğuyunca servis yapın
Afiyet olsun.
23 Haziran 2008 Pazartesi
ÇAY, SİMİT VE PEYNİRLE...
Ne güzel söylemiş düş hekimi Yalçın Ergir basit yaşayacaksın basit diye değil mi ?
Ben de ne zaman simit ,çay ve peyniri bir araya getirsem hep bu şiir aklıma gelir.
Ve sizi gitar solo eşliğinde bu şiiri ve tarifimi okumaya davet ediyorum...
BASİT YAŞAYACAKSIN
Mesela susayınca su içecek kadar basit.
Dört çıkacak, ikiyi ikiyle çarptığında.
Tek düğmesi olacak elindeki cihazın;
tek bir düğme, tek bir cümle gibi;
sevince lafı dolandırmadan söylediğin
“seni seviyorum” gibi.
Basit bir öpücük yetecek sana;
basit sıcak bir öpücük
ve o öpücükle dolacak tüm günlerin, tüm düşlerin.
O öpücük için yapacaksın hayatının kavgasını,
o öpücük için yiyeceksin hayatının dayağını.
Kabak çekirdeği verecek sana
rakamların veremediği mutluluğu.
El yazısıyla yazılmış eğri büğrü bir mektup olacak
en değerli kağıdın;
hep yanında taşıdığın,
atmaya kıyamadığın.
İki harekette giyiniverecek,
İki harekette soyunuvereceksin.
Kısacık olacak uyanman
ve yola çıkman arasında geçen süre;
kısacık olacak
sıcacık kollara dolanman
ve yolculuklara çıkman arasında geçen süre.
Kendin bile anlayabileceksin yazdıklarını;
bakışların bile anlatabilecek kendini.
Beklentilerin de basit olacak.
Kaf Dağı’nın önünde bekleyecek mutluluklar.
Bir ıslıkta bulabileceksin en uzun dostluk romanını;
ya da bir damla gözyaşı yaşatacak sana
en ucuz aşk romanını.
Pankreasının sağlığına dua edeceksin kapatırken gözlerini.
Zafer işareti yapacaksın tuvaletten çıkarken.
Bir kaşarlı tost olacak aradığın
nasıl oturacağını bilemediğin sofrada;
parmakların olacak en kıymetli çatalın.
Yine, aynı parmaklar çözecek en karmaşık denklemleri.
İskender’in kılıcı duracak avukat rehberinin yanında.
Bir filarmoni orkestrası veremeyecek sana
kontrplak bir gitarda, doğru basılmış bir
“fa diyez”in mutluluğunu.
Makyajın ilk “a” sına kadar bilmen yetecek.
Temizlik kokacak en pahalı parfümün
“Bilmiyorum” diyebileceksin bilmediğinde
ve çok normal olacak onu da bilmeyişin.
Tek dereden su getirmen yetecek,
bir “istemiyorum” diyebilmeye.
Ne durduğu farketmeyecek abanın altında.
Saatin, sadece saati gösterecek;
Telefonunu sadece telefon etmek için kullanacaksın.
Küçük bir not defteri olacak bilgini en hızlı sayan.
Basit yaşayacaksın, basit.
Sanki yaşamın bir gün sona erecekmiş gibi basit...
MALZEMELER;
1 yumurta
200 ml süt
200 ml ılık su
200 ml zeytinyağ
2 yemek kaşığı toz seker
1 tatlı kaşığı tuz
800 gr un
1 paket kuru maya
ÜZERİ İÇİN
pekmez
susam
Tüm malzemeyi kulak memesi kivaminda yogurun.
Mayalanmaya bırakın. 30-40 dakika
Ben her zaman ki gibi ekmek makinemde yoğurup mayalandırdim.
Kabaran hamurdan parcalar kopartip elinizle uzun rulo yapin
İki ucu birleştirin ve kendi etrafında çevirerek halka haline getirip birleştirin.
200 dereceye isitilmis firinda pisirin.
Afiyet olsun.....
20 Haziran 2008 Cuma
BİR DALDA İKİ KİRAZ
Mayıs ayında semt pazarlarında, tezgahlarda görmeye başladık ancak ilk günlerinde öyle pahalıydı ki almaya cesaret edemedik .
Haziran ayında ise hem bollaştı hem de fiyatları epey düştü.
Mevsimi geçmeden bol bol tüketin.
Kiraz meyvesi ağrıların dindirilmesinde aspirinden daha fazla etkili oluyor. Araştırıcılar bu etkiyi kirazda bulunan ‘antosiyanin’ isimli kimyasalın yaptığını bildirmektedirler. Kirazda 12-25 miligram arasında antosiyanin bulunmakta ve bu maddenin ağrı kesici etkisinin aspirinden on kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Araştırıcılara göre, günde 20 kiraz yemek bir aspirin almakla eşdeğer görülüyor. Ayrıca kirazda bulunan antosiyanin maddesi E ve C vitaminlerine benzer antioksidan etkiler yapmaktadır DEVAMI
Bu fotoğraf ise kiraz ağacının nisan ayındaki hali; baharda kar yağmış misali
18 Haziran 2008 Çarşamba
MİS GİBİ VANİLYA KOKULU ŞEKERPARELER
ŞEKERPARE
MALZEMELER :
(20 adet )
125 gr oda sıcaklığında tereyağı
1 yumurta (sarısından bir miktar ayırın)
1 çay bardağı irmik
1 çay bardağı toz şeker
½ paket kabartma tozu
1 paket vanilya
200 gr un (yaklaşık 2 su bardağı kadar)
1 yumurta sarısı
Dövülmüş Antep fıstığı
2 su bardağı su
1+1/2 su bardağı toz şeker
3-4 damla limon suyu
1 paket vanilya
Tüm malzemeyi yoğurup kulak memesi yumuşaklığında bir hamur elde edin.
Hamurdan cevizden biraz daha büyük parçalar koparıp rulo biçiminde yuvarlayın.
Hafif bastırarak pişirme kağıdı serilmiş tepsiye dizin.
Üzerine yumurta sarısını sürün.
Bir çatalla üzerine çizikler atın
Önceden175 dereceye ısıttığımız fırında yaklaşık 30-35 dk., kızarana kadar pişirin.
Çok iyi pişirmek gerekiyor.
Kurabiyeler tel ızgara üzerinde soğurken şerbeti hazırlayın
Kurabiyeleri kenarları derin bir tepsi içine alın.
Sıcak şerbeti ılık kurabiyelerin üzerine dökün.
3-4 saat şerbeti çekmelerini bekleyin ,Antep fıstığı dökerek servis yapın.
Şerbeti çektiğinden emin olunca kalan şerbeti tepsiden alın ki iyice yumuşayıp dağılmasın.
17 Haziran 2008 Salı
PUDİNGLER VE SOSLAR NEDEN TOPAKLANIR ?
Sosların ve pudinglerin topak topak olmalarının nedeni, malzemelerin yanlış sırayla eklenmesidir. Nişasta kıvamı sağlar, ama yanlış kullanılırsa topaklanmaya da yol açar.
Yemeklerde genellikle mısır nişastası, patates nişastası,buğday unu ve pirinç unu gibi nişastalar kullanılır.
Eğer et suyu ile sos yapıyorsanız, buğday ununu sıcak yağa veya soğuk sıvıya katmanız gerekir. Böylece nişasta tanecikleri yağla iyice karışır. Sosun diğer malzemeleri eklendiğinde topaklanmazlar.

Pudingler de topak topak olabilir.(Paketlerde hazır olarak satılanlar elbetteki topaklanmıyor.)
Eğer toz nişastayı doğrudan sıcak suya veya süte katarsanız nişasta taneciklerinin dışı yapışkan hale gelir,içleriyse kuru kalır.İçlerinde ham nişasta olan bu topaklar parçalanmaz.
Ama nişastayı soğuk sıvıya eklerseniz,nişasta taneciklerieşit bir biçimde dağılır,sıvıyı emer,sünger gibi şişer. Topak topak olmalarına fırsat kalmaz. Siz karışımı ısıttıkça ,nişasta tanecikleri daha da fazla sıvı emer ve puding koyulaşır.
16 Haziran 2008 Pazartesi
KİRPİ KURABİYE
Bu güne kısmetmiş hazırlamak .Hoş bir vesile ile ve büyük bir keyifle hazırladım bu kurabiyeleri.
Her biri ile tek tek uğraşmak biraz zaman alıyor ama uzun ve zahmetli bir sürenin sonunda dünyaya gözlerini açan İREM bebek ve abisi MERT için zahmete değiyor doğrusu.
İrem bebeğe hoş geldin onun annesi ve çok sevdiğim arkadaşıma da kolay gelsin diyorum.
NOT: Detaylı bilgi ve foto için buraya tıklayınız.
Acemi şef’ten aynen aktarıyorum.
Ben sadece gıda boyası ile biraz renklendirdim.
Kurabiyemizin hamurunu hazırlamaya başlamadan önce ucu sivri bir makası (küçük dikiş makasları daha iyi oluyor) güzelce yıkayıp, kaynattığımız suyun içine koyalım ki dezenfekte olsun.
4,5 çay bardağı un
135 gr. oda ısısında margarin veya tereyağı
5 tepeleme çorba kaşığı pudra şekeri
1 yumurta akı
2 çay kaşığı şekerli vanilin
Yapılışı:
Tüm malzememizi yoğurup 4-5 parçaya ayıralım.
Buzdolabında 1 saat dinlendirelim.
Süre sonunda her bir parçayı dolaptan tek tek çıkarıp şekil vereceğiz çünkü hamurumuzun şeklini kaybetmemesi için soğuk olarak fırına girmesi gerekiyor.
Fırınımızı 175 dereceye ısıtalım.
Dolaptan aldığımız hamur parçasından ceviz kadar bir parça koparalım.
(Hamuru ne kadar küçük şekillendirirseniz içi o kadar iyi pişer)
Bu parçayı bir ucu sivri olacak şekilde yuvarlayalım.
Sivri ucu makas ile kirpinin ağzınını oluşturmak üzere yatay olarak keselim.
Üst kısmından bir miktar boşluk bıraktıktan sonra (surat kısmı olacak) yine makasımızla hamuru kirpinin dikenlerini oluşturmak üzere yanyana keselim.
Bu işlemi hamurun üst yüzeyi boyunca tekrarlayalım.
Hazırladığımız kirpinin göz kısmını oluşturmak üzere varsa iki adet boncuk şekeri hamurun ön kısmına koyup, elimizle birbirine doğru yaklaştırarak bastıralım.
Göz için kuş üzümü, çörek otu, damla çikolata vs. de kullanabilirsiniz.
Hazırladığımız kirpileri ısınmış fırına koyalım. Üzerleri pembeleşene kadar pişirelim. Daha sonra fırından hemen çıkarıp soğumaya bırakalım.
Afiyet Olsun!